13 Ocak 2013 Pazar

Kore Savaşı'ndaki Türkler

Türkler Nasıl Savaşır? (Bir Amerikalı'nın izlenimleri)



Emekli Yarbay Anthony Herbert, Amerika'nın en tanınmış savaş kahramanlarından birisidir. Kore Savaşı patlak verdiğinde, orduya katılmıştır. Kunuri'de ilk büyük Çin taarruzu sırasında geri çekilen kendi birliği tarafından, Türk Tugayı'na irtibat görevlisi olarak verilmiştir. Kuşatılan ve yokolma tehlikesiyle karşılaşan Türk birliğiyle beraber kuşatmayı yarmak için mücadele etmiştir. Kunuri'de Türk askeriyle birlikte verdiği mücadeleden ötürü, sonradan Türk Ordusu tarafından madalya ile ödüllendirilmiştir. Kore Savaşı'nı, savaşın en çok madalya kazanan askeri olarak tamamlamıştır.

Vietnam Savaşı'nda da görev almış ve Yarbay rütbesine yükselerek tabur komutanı olmuştur. Vietnam Savaşı sırasında gösterdiği başarılarla adı Amerikan halkı tarafından daha fazla duyulmuş ve bir savaş kahramanı haline gelmiştir. 1973 yılında Soldier isimli kitabında anılarını anlatmış ve anılarında Amerikan Ordusu'nun Vietnam'da işlediği insanlık suçlarından bahsetmiştir. Anılarıyla birçok Amerikalı'nın tepkisini çekmiş olsa da, o bugün hala bir kahraman olarak anılır.

İşte, parlak bir askeri kariyere sahip olan Herbert, henüz genç bir askerken, 1950 yılının soğuk bir Kasım günü, Kunuri bölgesinde etrafı kuşatılmış bir Türk bölüğüyle birlikte yaşadıklarını anılarında anlatmıştır. Aşağıda anlatılanlar, "Türk askeri nasıl savaşır?" sorusuna, bir Amerikalı'nın verdiği cevaptır.

"Türkler bir bölük kadardılar. Bulunduğumuz tepe üzerine mevzilerimizi hazırladık ve gelecek emirleri beklemeye koyulduk. Ben Türkçe bilmiyordum ve onlardan da İngilizce konuşan kimse yoktu. Böylece sessiz ve soğuk bir gece geçirdik. Ertesi sabah kendimizi Çinliler tarafından kuşatılmış halde bulduk. Gergindim. Hiç savaş tecrübesi olmayan bir birlikle beraberdim ve onlarla konuşamıyordum.

Onlar ise daha mutlu olamazlardı. Oturup piknik yaptılar. Ne tarafa baksalar, düşman vardı. Hangi tarafa ateş etseler Çinlileri öldürebilirlerdi. Onlar da, tüm sabahı Çinlileri öldürerek geçirdiler. Ben ise, bir kenarda oturmuş, buradan nasıl çıkacağımızın planlarını yapıyordum. Güneş yükseldiğinde herkesin cephanesi iyice azalmıştı ama Türkler yine de inanılmaz derecede sakindiler.

Bir avcı zinciri oluşturdular, süngülerini taktılar ve sırıtarak yüzlerini kuzeye döndüler. Döndükleri yönü gördüm ve anında anladım ki, gitmek istediğim yön orası değildi. Ayağa fırladım ve yumruğumu güneye doğru savurmaya başladım. Türklerin oluşturduğu muharebe hattı güneye doğru çark etti ve birden kendimi tüm Kore Savaşı içerisinde gördüğüm en mükemmel eski usül süngü hücumunun içinde buldum.

Buradan şu dersi çıkardım: Türkler asla tuzağa düşürülemez. Başı belada olan kişiler, onları kuşatanlardır. O gün, onları süngülerini kullanırken görmek ilham vericiydi. Onlar birer dervişti. Sıradışı bir teknikleri vardı ve bize Fort Benning'de (Amerikan Piyade Okulu) öğrettikleri gibi değildi. Düşmanın üzerine atlıyorlar, süngüyü düşmanın karnına sokuyorlar, etraflarında dönüyor ve tüfeğin kabzasına sol elleriyle bastırarak düşmanın bağırsaklarını deşiyorlardı. O güne dair, en canlı şekilde hatırladığım şey ise, o hücumu izlerken Tanrı'ya veya Birleşmiş Milletler'e veya Türkler'in bizim yanımızda savaşmasına sebep olan her kimse, o kişiye karşı duyduğum minnet duygusudur."

Anthony Herbert - Soldier

Kaynaklar: internet dolaşımı
http://www.babamonk.com/2012/03/onlar-da-bizim-sehidimiz-busandaki-turk.html#axzz1pSUkocR4

Etiketler: Kore Savaşı, Türkler, Busan, Pusan, şehitlik, savaş, çarpışma, vietnam, şehit, gazi, Türkler Nasıl Savaşır?,


BEĞENDİYSEN SEN DE PAYLAŞ

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Seçmece Yazılar

Hergün yenisi eklenen yazılarımızı FaceBook sayfanızda görmek istiyorsanız BEĞEN 'e tıklamanız yeterli. Unutmayın, Beğendiyseniz başkaları için Siz de Paylaşın. Teşekkürler....

Powered By EXEIdeas

 

Google+ Badge

Sorumluluk Reddi

Bu site, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı prensip edinmiştir.
Bu site, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir.
İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur.
Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir.

Sitede yer alan hikayeler/yazılar, çoğunlukla internet ortamında bilgisayardan bilgisayara dolaşan, anonim olarak anlatılan hikayeler/yazılardır. Herkesin kolaylıkla ulaşıp paylaşabilmesi için bu blogda da yer almaktadır. Yazının kaynağı biliniyorsa belirtilmiş aksi takdirde anonim kabul edilmiştir.

Sitede verilen öneriler, reçeteler, bilgiler geçerliliğini yitirmiş de olabilir. Buradan öğrenip yapacağınız uygulamalarda tüm risk ve sorumluluk uygulayana aittir.

Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri,
yonveren[et_işareti/süslü_a]gmail[nokta]com e-posta adresine bildiride bulunabilirler.

Bu adrese gelen talep ve şikayetler hukuk danışmanlarımız tarafından incelenecek, şikayet/talep yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Site yönetimine ulaşmadan yapılan hukuki işlemlerden site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Bu siteye giren her kullanıcı bu duyurudan haberdar olmuş kabul edilir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.