18 Ocak 2013 Cuma

Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuk





Zamanın birinde, Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuk, kendi çiftliğinde, kimseye muhtaç olmadan kendi yiyeceğini kendisi bulur, çok mutlu ve rahat bir hayat sürermiş. Bir gün bir miktar buğday tanesi bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş.

Civar çiftliklerdeki arkadaşlarına, "Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek?" diye sormuş.

ÖRDEK cevaplamış:
"Ben yardım edemem, ancak istersen, sana pamuk tohumu satabilirim. Buğday yerine pamuk ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın."

DOMUZ oradan seslenmiş:
"Ben de yardım edemem, ancak pamuk ekersen ürününü ben satın alırım."

FARE hemen atlamış:
"Ben buğday ekiminden anlamam, ancak pamuk ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin."


Ticaretten ve tarımdan anlamayan Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuk, çevresindeki dost bildiklerinin bu sözleri üzerine, pamuk ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş.

Ancak pamuk nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş:
"Pamuk ekmek için kim bana yardım edecek?"

ÖRDEK;
"Ben yardım edemem, ancak pamuğun çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim" demiş.

DOMUZ; "Ben pamuk yetiştirmekten anlamam, ancak pamuğu zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım" demiş.

FARE; "Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm" demiş.



Sonunda, Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuk çalışmaya başlamış. Çalışmış, çalışmış... Pamuk yetiştirmek, buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre, ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz çok zengin olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş.

Gerçekten de bizim Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuk, çok miktarda ürün elde etmiş ve kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:
"Topladığım pamuğu satmama kim yardım edecek?

ÖRDEK;
"Ben yardım edemem, ancak pamuğu işlemek ve balyalamak için benim fabrikama getirmelisin."

DOMUZ;
"Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen pamuk ektiği için pamuk fiyatları çok düştü, senin pamuğun pek para etmez."

FARE;
"Ben bu işlerden anlamam. Ayrıca, sana verdiğim borçları ödeme zamanın geldi."


Sonunda, Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuk gerçeğin farkına varmış ve çevresindekilerin aklına uyarak, buğday yerine pamuk ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış. Artık borç içindeymiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş:
"Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?"

ÖRDEK;
"Ben yardım edemem, senin hiç paran yok."

DOMUZ;
"Ben de yardım edemem, zaten herkes pamuk ektiği için buğday eken de kalmadı. Yiyecek yok."

FARE;
"Ben yiyecek bulamam. Borçlarını ödemediğin için de, para yerine senin tarlanı almak zorundayım. İyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim demiş."


Şimdilerde, bizim Kırmızı İbikli Küçük Şirin Tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında, fare için buğday yetiştiriyor ve farenin izin verdiği ölçüde, karnını doyurmaya çalışıyor.

-=()=-

Bize yardım etmek isteyenlerin esas amaçlarının ne olduğuna iyi dikkat etmeliyiz. Yoksa, yardım alacağız derken, elimizdekilerden de olup, köle durumuna düşebiliriz.

Dünyanın durumu da böyle değil mi? Yardım eden ülkelerle yardım alan ülkeler...

Kaynak: "The Little Red Hen"
Etiketler: çiftlik, tavuk, ördek, tavuk, fare, domuz, sömürge, kapitalist, kapitalizm, tarla, bahçe




BEĞENDİYSEN SEN DE PAYLAŞ

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Seçmece Yazılar

Hergün yenisi eklenen yazılarımızı FaceBook sayfanızda görmek istiyorsanız BEĞEN 'e tıklamanız yeterli. Unutmayın, Beğendiyseniz başkaları için Siz de Paylaşın. Teşekkürler....

Powered By EXEIdeas

 

Google+ Badge

Sorumluluk Reddi

Bu site, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı prensip edinmiştir.
Bu site, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir.
İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur.
Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir.

Sitede yer alan hikayeler/yazılar, çoğunlukla internet ortamında bilgisayardan bilgisayara dolaşan, anonim olarak anlatılan hikayeler/yazılardır. Herkesin kolaylıkla ulaşıp paylaşabilmesi için bu blogda da yer almaktadır. Yazının kaynağı biliniyorsa belirtilmiş aksi takdirde anonim kabul edilmiştir.

Sitede verilen öneriler, reçeteler, bilgiler geçerliliğini yitirmiş de olabilir. Buradan öğrenip yapacağınız uygulamalarda tüm risk ve sorumluluk uygulayana aittir.

Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri,
yonveren[et_işareti/süslü_a]gmail[nokta]com e-posta adresine bildiride bulunabilirler.

Bu adrese gelen talep ve şikayetler hukuk danışmanlarımız tarafından incelenecek, şikayet/talep yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Site yönetimine ulaşmadan yapılan hukuki işlemlerden site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Bu siteye giren her kullanıcı bu duyurudan haberdar olmuş kabul edilir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.