31 Temmuz 2013 Çarşamba

Nezahet Onbaşı (Nezahet BAYSEL)

 Nezahet Onbaşı (Nezahet Baysel)


Tarih boyunca Türk kadını, hayatın her safhasında erkeğin yanında yer alarak sorumlulukları paylaşmıştır. Kurtuluş Savaşı'nda vermiş olduğu büyük mücadelede erkeği ile omuz omuza cephedeki yerini almış, düşmana karşı silâhı ile savaşarak, cepheye mermi taşıyarak, yaralı askerleri tedavi ederek, silâh ve giyecek imal ederek, vatanın kurtuluşunda ve bu günlere ulaşmamızda hak sahibi olmuştur.

Millî Mücadele’deki isimsiz binlerce kadın kahramanın yanı sıra yaptığımız araştırmada tespitlerimize göre isimleri halen zihinlerde olan kadın kahramanlardanNezahet Onbaşı'nın kısa hikayesi şöyle:


Annesini küçük yaşta kaybettikten sonra henüz 9 yaşındayken işgal edilen ülkesini savunmak için 70. Alay Komutanı olan babası Albay Hafız Halit Bey, kızı Nezahet’i kimseye emanet edemeyip, yanına almıştı.  Küçük Nezahet askerlerin söküklerini dikerek onlara moral kaynağı olurken, yaralıların bakımını da üstlenmişti. Kurtuluş Savaşı boyunca Gördes, Geyve, İnönü ve Sakarya Muharebeleri'nde cephede olan, çeşitli kahramanlık öyküleriyle hatırlanan Nezahat Baysel'e 30 Ocak 1921 tarihinde TBMM'nin 140. oturumunda "İlk İstiklal Madalyası" verilmesi tartışılarak kabul edilmişti.

Küçük Nezahet Çanakkale cephesinde savaş havasına alışmış, Alay İzmit’e nakledildiğinde talimlere katılarak mükemmel at binmesini, silah kullanmasını öğrenmiş ve 12 yaşında ‘onbaşı’ rütbesini almıştı. Babasının yanında cepheden cepheye koşmuş, çarpışmalara girmiş ve 100’den fazla düşman askeri öldürmüştü. Milli Mücadele esnasında 10-12 yaşlarında idi. Babası 70. Alay Kumandanı Hâfız Halid Bey’in yanında birçok savaşa katılmıştır. Alay’ın askerleri için fevkalade önemli bir rol oynamıştır. Bu harika küçük kız, yaşından beklenmeyecek derecede büyük cesaret örnekleri vererek babası Hafız Halid Bey’in kumandasındaki 70. Alay’ın birçok muvaffakiyetlerinin belli başlı âmili olmuştur.

Gediz'de dağılmak üzere olan bir alay askerin önüne atını sürerek, "Ben babamın yanında ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?" demiş ve büyük bir bozgunu önlemiştir. İnönü savaşlarındaki katkısı bir efsane gibi her yerde anlatılır. Türk tarihinde ilk kez bir çocuğa, Nezahet'e onbaşılık rütbesi verilmiştir. Yunan kuvvetleri tarafından 70'inci Alay'a Kızlı Alay denilmesinin tek sebebi düşman kuvvetlerinin bu minik kıza duyduğu hayranlıktır.

Nezahat Onbaşı 30 Ocak 1921 tarihinde, TBMM’de İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilmiş, bu öneri TBMM’de hararetle kabul edilmiş, ancak Kurtuluş Savaşı’nın hengâmesi içinde işleme konulamamış, daha sonra da kararın yerine getirilmesi unutulmuştu. Kendisi de hiçbir zaman ne ‘Madalyamı verin!’ talebinde bulundu, ne de TBMM Başkanlığınca alınmış kararın yerine getirilmesi için müracaat etti. Nihayet karardan 65 yıl sonra 78 yaşında bir nine iken TBMM’nin “Şükran Belgesi’ne” kavuşmuştu ve bu duygulu anda gözyaşlarını tutamamıştı. 70. Alayda şehit olan bir erimizin cebinden çıkan, annesine yazdığı mektubunda “Biz Mehmetçik Nezahet’e Türklerin Jean d’Arc’ı diyoruz” ifadesi yer almaktadır. Hepimize Jean d’Arc’ı ortaokul sıralarında tanıttılar. Şimdikiler günümüz iletişim araçları dolayısıyla daha da erkenden tanıyor. Peki ya Nezahet Onbaşı... İstiklal Savaşı kahramanı Nezahet Onbaşı’yı bırakın gençleri, büyüklerden kaç kişi biliyor?"


"Onbaşı Nezahat" hakkında bir çocuk kitabı



Kaynaklar
http://www.guncelmeydan.com/pano/kurtulus-savasi-nin-kahraman-kadinlari-t34271.html
http://www.ensonhaber.com/nezahat-baysele-istiklal-madalyasini-cok-gorduler-2013-03-31.html

Etiketler: Türk Kadını, Anadolu Kadını, İstiklal Savaşı, Kurtuluş Savaşı, İstiklal Madalyası, Madalya, cephe, savaş, meclis, isimsiz kahramanlar,


BEĞENDİYSEN SEN DE PAYLAŞ

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Seçmece Yazılar

Hergün yenisi eklenen yazılarımızı FaceBook sayfanızda görmek istiyorsanız BEĞEN 'e tıklamanız yeterli. Unutmayın, Beğendiyseniz başkaları için Siz de Paylaşın. Teşekkürler....

Powered By EXEIdeas

 

Google+ Badge

Sorumluluk Reddi

Bu site, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı prensip edinmiştir.
Bu site, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir.
İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur.
Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir.

Sitede yer alan hikayeler/yazılar, çoğunlukla internet ortamında bilgisayardan bilgisayara dolaşan, anonim olarak anlatılan hikayeler/yazılardır. Herkesin kolaylıkla ulaşıp paylaşabilmesi için bu blogda da yer almaktadır. Yazının kaynağı biliniyorsa belirtilmiş aksi takdirde anonim kabul edilmiştir.

Sitede verilen öneriler, reçeteler, bilgiler geçerliliğini yitirmiş de olabilir. Buradan öğrenip yapacağınız uygulamalarda tüm risk ve sorumluluk uygulayana aittir.

Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri,
yonveren[et_işareti/süslü_a]gmail[nokta]com e-posta adresine bildiride bulunabilirler.

Bu adrese gelen talep ve şikayetler hukuk danışmanlarımız tarafından incelenecek, şikayet/talep yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Site yönetimine ulaşmadan yapılan hukuki işlemlerden site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Bu siteye giren her kullanıcı bu duyurudan haberdar olmuş kabul edilir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.